© Monitoring.World

  • ikon-fb
  • ikon-twitter
  • ikon-ln
  • White YouTube Icon
  • ikon-pinterest

Monitoring güzel ama keşke veriler bu kadar çok olmasaydı, ne güzel idare ederdim...


Bu yazıyı yazarken ana fikir o çok bilinen, meşhur cümleden çıkmıştır itiraf edeyim. “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim.” cümlesi. Eski Milli Eğitim bakanlarından Emrullah Efendi’nin bu cümleyi söylediği rivayet edilir. (Kaynak ; Wikipedia)

Yazımız da tam bu noktadan hareket ediyor. "Monitoring güzel sistem ama keşke bu kadar çok veri üretmeseydi, ne güzel idare ederdim sistemi…”

Gerçekten de IT Monitoring çözümlerini eğer doğru ayarları yapmadan devreye alırsanız, hakiki bir kaynak canavarıdır. Bellek, CPU, Disk. Hepsini isterler. Bitince daha da eklersiniz, yine isterler. Özellikle de yeterince veri depolama alanı sağlamak ve dengeyi korumak epey sıkıntı yaratabilir.

Ancak bu noktada kabahati hemen IT Monitoring çözümüne bulmamak gerektiğini belirterek konuya girmeye başlayalım. Kabul, bazı monitoring çözümleri diğerlerine oranla disk alanını daha hoyratça kullanırlar ve tüm ayarlamalara rağmen veri artışını kontrol altına alamayabilirsiniz. (Bu arada kimi meşhur (!) çözümler var ki, onlar ayarlara bile müdahale etmenize izin vermiyorlar, tamamıyla konumuzun dışındadırlar.)

Bu noktada belki biraz iddialı olacak ama iyi bir Monitoring sistemi kurmakla, mutfağa girip iyi bir yemek yapmak arasında bir analoji kurmak bizce mümkün. İyi bir yemek, tatların ve malzemelerin doğru biçimde karıştırılması ve doğru oranların kullanılmasından oluşur. Öyle ki, en çok sevdiğiniz baharatları bile her yemekte kullanamazsınız. Yemek neyi gerektiriyorsa, o tatları yine doğru oranlarda yemeğe karıştırır ve dengeli lezzeti bulursunuz. Sonra da doğru sürelerde pişirir ve “ürünü" elde edersiniz.

Monitoring de biraz buna benzer dostlar. Nasıl bir yemek yapacağınızı daha mutfağa girmeden önce düşünerek kararlaştırdığınız gibi, bir Monitoring projesinin de hangi sorunları çözeceğini baştan tasarlamanız ve kavramsal olarak projenizin sınırlarını belirlemiş olmanız gereklidir.

Yemek örneğinden devam edelim. Bir yemeğin içine önününüze gelen her baharatı atamayacağınızı söylemiştik. Zira elde edeceğiniz sonuç düşündüğünüzden çok farklı, hatta yenilemez durumda olabilir. Yemek ile uyumlu baharatları atmak gerekir (Elbette geleneksel mutfaklarda, füzyon değil… 😃)

Bir Monitoring yazılımında da ortamdaki her cihazı ve sistemi katarak bir “çorba” yapmamalısınız. Yalnızca projenin amacına hizmet eden sistemler izlenmelidir. Yani network cihazlarını izlemek için yola çıktığınız bir projede (başta tahmini veri büyüklüğünü ölçtüğünüzü ve ölçeklendirme yaptığınızı varsayıyoruz) sonradan Windows sistemlerini de eklemeye karar verdiyseniz, yolda bir yerde durup temel konulara dönmek ve yeniden bir ölçeklendirme yapmak projeyi kurtarabilir.

Doğru malzeme ve uyumlu baharatları seçmek ne yazık ki iyi bir yemek yapmak için yeterli değildir. Malzemelerin miktarı, hatta hangi sırayla yemeğe eklendiği de aynı derece önem taşır. Tuzu gereğinden fazla atmak, yemeğin suyunu az ya da çok eklemek ya da bir malzemeyi tencere kapasitesi ve kişi sayısına uyumsuz miktarda koymak yemeğin tadını etkileyecektir. Monitoring çözümünüzde de gerekmeyen verileri toplayarak “maymun iştahıyla” hareket ettiğinizde, bir veri çöplüğü ve devasa kapasite kullanımları elde edersiniz ki, bu da projeyi şüphesiz şekilde başarısızlığa götürecektir.

IT mutfağının şefi olarak, malzemeler (sistemler), miktarlar (zamanlama), baharatlar (hangi verinin saklamaya değer olduğu) ve pişirme süresi (saklama süreleri) arasında denge bulmak sizin görevinizdir.

İyi bir yemeğin mutlaka bir tarifi olduğu gibi, iyi bir Monitoring projesinin de basit ve evrensel kurallarını tekrarlayacak olursak ;

  • Gerçekten ihtiyaç duymadığın sistemi izleme.

  • İşine yaramayacak veriyi toplama.

  • Sürekli ölçmeyeceğin metrikleri uzun süre saklama.

  • Sakladığın veriye aşık olma. Vakti geldiğinde bırak gitsin. (...dönmezse zaten hiç sevmemiştir…)

Çalıştığınız Monitoring çözümü bu evrensel kurallara uygun seçenekler ve esneklik sağlamalıdır. Hangi veri parçacığını saklayacağınıza, hangi parçayı da istemediğinize karar verebilmeli, istemediğiniz metrikleri sisteme almama lüksüne sahip olabilmelisiniz. Diğer yandan da içeriye girmeyi başarmış verileri de vakti geldiğinde silebilmeli, ancak hesaplama yöntemleri ile bu veriler silinse bile trend grafiklerini kaybetmemelisiniz. Diğer bir deyişle, verinin kendisi fiziken mevcut olmasa bile istatistiki yöntemler size grafiği yine de çizdirebilmelidir.

Monitoring projeleri kolay değildir (sanıldığının aksine). İyi bir proje ve başarılı bir çözüm için; iyi planlama, ne istediğini bilme, sürekli rota kontrolü, odaklanma ve de elbette doğru yazılım, başarının anahtarıdır.

Sorunsuz günler.

#ITMonitoring

55 görüntüleme